Tag Archives: cep telefonu

kandil mesajları ( bayram, tebrik vb.).

bugünün kandil olduğunu bilmem, kutlu ya da mübarek olması için yeterlidir. hatta ben bunu bilmesem bile gün açısından hiçbir şey değişmez. hazır bunu biliyorken gelenekler gereğince aile ve çevre büyüklerininkini de kutlamak doğru bir davranıştır. birkaç sevdiğim arkadaşımla da tebrikleşebilirim. keza iş nedeniyle yine muhtelif tebrikler olabilir.

içinde bulunduğumuz devir dolayısıyla olduğunu sanıyorum, kalabalık iş yerlerinde kapı kapı dolaşıp tanıdık tanımadık herkesle kandilleşen kimseler de var. grup halinde odaya girip herkesle kandilleşip gidiyorlar. bu da yeni ya da farklı bir yaklaşım olsa gerek.

lakin şimdiye kadar sokakta avaz avaz herkese iyi kandiller dileyen, camı açıp kandiliniz mübarek olsun diye bağıran, elinde 200 adet karanfil ve üzerine iliştirilmiş “kandilinizi tebrik ederim” yazılarıyla sokakta dolaşıp bunları her bulduğu posta kutularına atan kimseyi görmedim.

ama üye olduğu bütün gruplara, bir kelebeğin kanatlarının üzerine yazılmış tebrik mesajını gönderen onlarca insan var. üyesi olduğum ve an itibarıyla moderatörüyle ” her mesajın altında ‘kutlama mesajları yayımlanmaz’ yazdığı halde neden bilmem kaçıncı kandil mesajını alıyorum ben” diye tartıştığım, her mesajı yayımlayan gruplar da var.

“tartıştığım” diyorum, zira adama böyle sordum o bana “beğenmiyorsan git, seni burada
zorla tutan yok, işiniz gücünüz eleştiri” gibilerinden bir cevap verdi. ama soruma cevap vermedi. üstelik “nerde yazıyor öyle bir şey” dedi. evet moderatör bana bunu dedi.

şimdi “ahan da burada yazıyor” diye gösterdim. sanırım cevap vermeyecek. zira ilk mesaja gelen saldırgan cevap süresini çoktan aşmış olduğu halde henüz tık yok. sanırım “hık” diyebildi sadece.

neyse, konudan uzaklaşmayayım…

dini konularda ahkam kesebilecek bilgiye sahip değilim. o yüzden bu internetteki üyesi olunan bütün gruplara mesaj göndermek suretiyle kandil kutlamanın sevabı, gunahı ve diğer yorumları konusunda bir şey söyleyemeyeceğim.

lakin şunu söylemek isterim: canımgrubum ‘da an itibarıyla (öğlen 13:00 suları) yayımlanan kandil mesajı sayısı 1(bir). ( %100 yanılıyorsam 2(iki)) moderatörlerden duyduğuma göre gönderilen toplam kandil mesajı sayısı da 582. yazıyla yazarsak beşyüzsekseniki oluyor.

hangi grup üyesi posta kutusunda 582 adet kandil mesajı görmek ister. ki bu akşama kadar 1000 (bin – bu daha kolay yazılıyormuş – ) olur sanıyorum. hatta kandil mesajı atan üyelerden kac tanesi 581 adet mesaj daha gormek ister. ( ki bu akşama kadar 999 u bulur gibi bir saplantılı yaklaşım sergilemek istemiyorum ) (yazıyla dokuzyüzdoksandokuz oluyor. zor iş bu…)

tıklanan nesne fare, tıklayan nesne parmak. ama bunlar vücudumuza bağlı ve o da beynimiz tarafından yönetiliyor. da bazen anlayamıyorum bu nasıl yönetim 🙂

bu yazının ana fikrini kendi kendime “kaş yaparken göz çıkartmak” olarak düşündüm. İyi dilekte bulunurken mesaj terörü yaratmak.

Ve sıradaki sözü de atalarımız “Yahu benim gönderdiğim 1 tane mesaj, bundan ne olacak” diyenler için söylüyor : “damlaya damlaya göl olur

gün mübarek gün, o yüzden fazla uzatmıyorum ve dallandırmıyorum örneklerle yorumları. bu yazılık “yazarken düşündürüp, düşündürürken güldüren, güldürürken zayıflatan, zayıflatırken uzatan ve uzadıkça bayan” bir yazı olsun artık..

tamam sustum..
🙂

Share Button

cep telefonlarına gelen reklam-haber-duruyu-promosyon mesajları

önce hemen söylemek istiyorum “topunuzun allah cezasını versin”

“bela” diyeceğim de, annem bela okuma der hep o yüzden diyemiyorum. ama dilerim cep telefonunuzu mesaj yüzünden kullanamaz olursunuz, en acil zamanda onlarca mesaj gelir de işinizden gücünüzden olursunuz, habersiz kalırsınız, uçağı, treni kaçırırsınız da dımdızlak ortalıkta kalırsınız ; karınızla metresinize gönderdiğiniz mesajlar yanlış gider, evinizden barkınızdan olursunuz, çoluğa çocuğa rezil olursunuz; en gizli mesajlarınız promosyon mesajı olarak dağıtılır da işinizden gücünüzden olur karnınız aç kıçınız açık kalırsınız inşaallah.

benim günlük ortalamam 3. bildiğim ya da bilmediğim ya da bilip de adam sandığım bir sürü yerden günde ortalama 3 mesaj alıyorum. genellikle adam gibi saatlere denk gelmekle birlikte haftada en az bir defa da, mutlaka hıyar gibi bir saatte bir mesaj geliyor. ya uykudan fırlıyorum, ya hayırdır diyip korka korka telefona bakıyorum. e gecenin 3’ünde hangi normal zeka sahibi bir firma “temizlik ürünlerinde % 3 indirim” diye mesaj gönderir ki. gaza gelip de o saatte parke mi cilalayacağım yani…

genellikle tamamına yakınını mutlaka mesaj engelleme özelliğiyle engelliyorum ama illa ki bir defa almış oluyorum tabi bu salak mesajları.

bir de isteyerek mesaj almak için başvurduğum yerlerden gelen istemediğim mesajlar yığını var. mesela bazı bankalar bir güvenlik aşaması olarak böyle bir hizmet veriyorlar. hesabınızdan internet üzerinden yapılan bir işlemi size hemen bildiriyorlar ki bir sakatlık varsa anında haberiniz olsun.

( burada geniş bir parantez açmak isterim. adam benim hesabımdan hırsızlık babından bir işlem yapacak olsa, önce benim haberim olmasın diye o telefon numarasını da değiştirmez mi acaba. hesabıma girecek kadar zeki, bankadaki paramı kendisinin bulunamayacağı ama parayı alabileceği bir hesaba aktarak kadar cin bir hırsız bu detayı atlar mı sizce ? )

e iyi güzel, ama tabi bu şekilde bir türlü numarayı bankaya kaptırmış oluyorsunuz. sonra “acaba bu gece benimle buluşma ihtimalin var mı ? belki güzel bir yemek, belki biraz dans?” diye hayallerinizdeki kıza attığınız mesaja cevap beklerken bir de bakıyorsunuz “büyükbaş hayvancılıkla uğraşanlara 6 ay geri ödemesiz %1.0000001 faizle 244 ay kefilsiz kredi, hemen arayın akşama inekleriniz evinizde…” diye bir mesaj. akşam bankacak oturmaya gelecekler herhalde diye düşünüyor tabi insan ilk önce.

sorna bir de benim “kurumlararası ortak telefon veri tabanı” olarak adlandırdığım bir komplo teorim var. yani siz x firmaya güvenip telefonu veriyorsunuz ama bu hayvanlar bunu y ve z firmalarıyla da paylaşıyorlar. üstelik y firması da ( e o da hayvan tabi) telefon numaralarını t,v,c firmalarıyla paylaşıyor. z firması ise sadece p firmasıyla paylaşıyor. ( az hayvan onlar) lakin p firması (hayvanoğluhayvan) q,w,m,g ve d firmalarıyla bunu paylaşıyor.

ve işin kötüsü bu firmaların sayısı alfabeyle ve hayvanlar alemiyle sınırlı değil. ve işin kötüsü ” egzantrik dişlilerde yağ tortusuna son. plexiropsotik megzatinom artık türkiye’de. bizi arayın” tarzı bir mesajla ilgili özgün bir küfür de üretemiyorsunuz. en klasik yaklaşımla “egzantrik dişlinize bir plexiropsotik megzatinomunuza iki ” diyeceksiniz ama onunda ne olduğu belli değil, insan korkuyor.

yurt dışında bulunanlar için durum daha da vahim. zira orada size gelen bu salak mesajların yurtiçi ücreti dışında kalan kısmını da siz ödüyorsunuz. genellikle hep yurt dışında olan bir arkadaşım anlatıyor : ” bir mesaj geliyor ‘filancamarkette tavuk bugün sadce 2.34 YTL’ diye mesaj geliyor. ulan marketin yerini bilmem, ağzıma tavuk koymama ama bu mesaja ben şu kadar para ödüyorum”

ben bu tip mesajlarla ilgili olarak elimden geldiğince beni rahatsız eden kurumu da rahatsız etmeye çalışıyor ve bir türlü geri bildirimde bulunuyorum. ama tabi bu durumda kabak danışmadaki gariban personelin başında patlıyor genellikle.

ben, her ne kadar “bakın hanımefendiciğim/beyefendiğicim bu işte sizin bir suçunuz yok ama sizin beni genel müdürünüze aktarma şansınız olmadığına göre ben de ona olan sinirimi size yansıtmak durumundayım, lütfen bant kaydınızı kendisine dinletin ki üstünüzde kalmasın” gibi bir girişle lafa girsem de görevli arkadaş eninde sonunda bana maruz kaldığı için bir miktar yıpranıyor tabi.

bir de daha “mahalli” olan mesajlar var: “çardak lokantası size bir telefon uzaklıkta, abuzittin çardak” “toss kuaförle saçlarınız istediğiniz gibi” “telefonu sokacak yer mi arıyorsunuz biz hizmetinizdeyiz”……

modernlik ve teknoloji diye kullandığımız ürünler hayatımızı nasıl da terörize ediyor bazen, şaşıp kalıyorum.

Share Button