Kusti

Zerdüştilerin taktığı bir kemer. Kemer-besten, yani kemeri bağlamak ya da bele takmak, işe hazır olmak deyimini ifade eder. Kusti’nin bele takılması, kemer takan Zerdüşti’nin tanrıya hizmete hazır olduğunu sembolize eder.

Bir Zerdüşti, kemeri beline takılı olarak üstlerinin önünde ayakta duruyorsa, bu onun üstlerinin emirlerine itaat etmek üzere hazır olduğunu gösterir. Yani kemer, tanrıya itaati sembolize eder.

Share Button

Dahma

Sessizlik Kulesi. Zerdüştlük inancına göre ölülerin vahşi hayvanlar tarafından yenmesi için üzerine bırakıldığı yüksek kuleler. Zerdüştlük inancında hava ve toprak değerlidir; toprağı kirletmemek için ölü gömülmez, havayı kirletmemek için yakılmaz.

Share Button

Masada Kalesi

İsrail’in güneyinde Necef Çölü’nde yer alır. Romalılara teslim olmak istemeyen Masada’daki 960 Yahudi intihar etmiştir. İnanca göre, sarp tepelere kurulu masada kalesi içerisinde gizlenen Yahudiler, kurtuluş ümitlerinin tükendiği anda, aralarından silah kullanmayı bilen 10 kişiyi, kendilerini öldürmeleri için görevlendirirler. Kural gereği bu 10 kişi, diğer 950 kişiyi öldürdükten sonra, birbirlerini de öldürerek kimse hayatta kalmaksızın toplu intihar gerçekleştirilecektir. Toplu intihardan sadece 2 kadın ve 5 çocuk hayatta kalmıştır. Hikâyenin tarihsel arkaplanında da, hayatta kalan bu kişilerin aktarımları rol oynamıştır. Dünden bugüne, Yahudi direnişinin imgelerinden biri olan olaydan, Talmud’da bahsedilmez.

Rivayete göre matematik ve fizikte kullanılan J sayısı konsepti, adını toplu intiharda kimin kimi öldüreceği konusunda kura çekilirken en sona kalan Jospehus’tan almıştır.

Share Button

3 tür fikir

Washington Üniversitesi antropoloji profesörü Pascal Boyer insanların üç tür fikri – normal fikirler, çok farklı fikirler ve kategorilerin karıştırılmasına dayalı fikirler – nasıl anımsadığını sınamıştır: Örneğin, “dört ayaklı masa”, “çikolatadan yapılmış masa” ve “insanlar odadan çıktığında üzülen masa”.

Cansız bir nesne ile bir insan hissinin karışımından oluşan sonuncu fikir en iyi anımsanan fikir olmuştur. Boyer’in kuramı şudur: İnsan beyninin yapısından ötürü bu fikirler aşırı derecede “dikkat çekicidir” ve bundan dolayı bir kuşaktan ötekine aktarılması olasılığı daha yüksektir.

Share Button

Yoni

Vajina, rahim anlamına gelen bir Tantra kavramıdır ve fallus anlamına gelen lingamın tamamlayıcısıdır. Kutsal geçit, köken veya kutsal mabed anlamında da kullanılır. Bugün Neotantra’larda da kullanılmaktadır. Sözcük, bunların dışında hepsi cinsellikle ilgili çıkarımları olan birçok anlama gelir: Kaynak, köken, dinlenme yeri, depo, hazne, giriş yeri, sığınak, barınak, yuva vb.

Lingam ve Yoni benzeri şekiller çok açık olmamakla ve sadece taşlaşmış şekilde de olsa İndus Vadisi Uygarlığı’nda (Harappa, Mohenco-daro) görülür. Buna karşılık daha sonraki dönemlerdeki Hindu geleneklerine ve sembol/ifade biçimlerine bir devamlılık ile kalmış olduğu düşüncesi oldukça tartışmalıdır.

Lingam ve Yoni sembolleri bütün Hindistan’da, Nepal’de ve Hinduizm’in etkisinin göründüğü Güneydoğu Asya’da yaygındır.

Yoni, lingamın üzerine akıtılarak sunulan (Su, Hindistancevizi sütü, Eritilmiş yağ) sıvıların atıklarının toplanması içi kullanılan bir tür toplama kabıdır. Eski madetlerde bu atık sıvılar bır delik aracılığıyla mabet duvarından dışarı atılırlardı.

Vedik döneme ait birçok metinde yoni sözcüğü kullanılır. Hint felsefesinde yoni hayatın kaynağıdır. Aynı zamanda bütün evreni hareket ettiren yaratıcı güçler olan Şakti ve Devi’nin bir soyut sunumu biçiminde de anlaşılır. Vedalar ve Bhagavat Gita’ya göre yoni, bir yaşam formu ve bir türdür. İnsan türü (ya da manusha yoni), toplam 84 lakh (84,00,000) (84 milyona karşılık geliyor) yoni türünden sadece biridir. İnsan halini almadan önce birçok yoniden geçilir (örneğin böcek, balık, eşek vb. yonilerinden)

Share Button

Bat Mitsva

Yahudilikte kız çocuklarının rüşt aldığını ilan etmek amacıyla yapılan törendir. Gerçekleştirilme zamanı siklusa (12-13 yaş) paraleldir.

Bat Mitsva kelimesi kız çocuğu anlamına gelen bat  ve kural, kanun anlamına gelen mitzvah  kelimelerinden türemiştir.

Share Button

Bar Mitsva

Erkeklerin 13 yaşına geldiğinde Yahudilerin görevlerini üstlenebilecek kadar büyüdüklerini gösteren bir tören yapılır. Bu tören kız çocukları için 12 yaşında yapılır ve buna Bat Mitsva denir. Bu tören çocuğun ergenlik çağına denk gelir.

Bar Mitsva olacak çocuk sinagogda Tevrat’ın bir parçasını ayine katılan dinleyicilere okur. Bazen Tevrat’ı okumak yerine Şabat törenlerinde Aftara duasını okumakta aynı işlevi görür. Ortodoks Yahudiliğinde kız çocuklarının sinagogda Tevrat’ı okumaları yasak olduğu için Bat Mitsva törenlerinde Tevrat’ı okumaları yerine vaaz vermeleri tercih edilir.

Bar Mitsva çağına kadar çocuğun dinî sorumluluğu anne ve babasındayken bu yaştan sonra dinî sorumluluk çocuğa geçer.

Share Button

Minyan

Musevilik’de bir dini törenin icra edilebilmesi için, Bar Mitsva törenini yapmış, yani 13 yaşını doldurmuş ve bir gün almış en az 10 Musevi erkeğe ihtiyaç vardır.

Bu özellikleri taşıyan en az 10 kişilik cemaate minyan adı verilir.

Minyan’ın olmadığı durumlarda dini törendeki bazı dualar okunamaz, Tevrat çıkartılamaz ve bazı törenler gerçekleştirilemez.

Share Button

Émile Durkheim

15 Nisan 1858, Epinal – 15 Kasım 1917, Paris

Fransız sosyolog, sosyolojinin kurucularından sayılmaktadır.

Sosyoloji adı her ne kadar August Comte tarafından verilmiş olsa da, Fransız Sosyolojisi 19. yüzyılın sonundaki güçlü etkisini ona ve onun kurmuş olduğu L’Année Sociologique isimli yayına borçludur.

Share Button

Edward Osborne Wilson

10.Haziran.1929 / ABD –

Harvard Üniversitesi zooloji profesörü.

Modern genetiğin devlerinden biridir. Darwin hakkındaki görüşleri ve insan davranışı hakkındaki düşünceleri ona 1970’lerde büyük saygınlık kazandırdı. Çalışmalarından dolayı pek çok ödül aldı; İsveç’te prestijli Craaford Ödülü’nü ve ABD’de iki Pulitzer Ödülü ve Ulusal Bilim Madalyası’nı aldı. Ama onun kurduğu disiplin olan sosyobiyoloji dinsel inancın ve ahlak anlayışının ayağını kaydırmaya o kadar yaklaştı ki çalışmaları aynı zamanda büyük tartışmalar da yarattı. Psikolojik özelliklerimizin büyük kısmının evrim sürecinde seçilmiş olabileceği şeklindeki başlıca görüşü bazı insanların onu ırkçı, Nazi öjenikçisi ve kadın düşmanı olarak suçlamasına neden oldu.

Edward Wilson Amerika’nın güneyinde doğdu ve Baptist bir cemaatte yetişti. Ama onlu yaşlarına geldikten sonra Tanrıtanımaz oldu. Dindarlık hakkında şunları yazdı: “Dinsel inanca olan yatkınlık insan beynindeki en karmaşık ve en büyük kuvvettir ve büyük olasılıkla insan doğasının yok edilemez bir parçasıdır.” Kuşkusuz, Profesör Wilson’dan daha önce pek çok kişi bu görüşü ileri sürmüştür; ama psikologlar bu görüşlerin doğruluğunu sınamanın yollarını nispeten yakın zaman içerisinde bulmuştur.

Share Button