Category Archives: Ebced

ahval

yedi gün ağladım
kırk gün tuttum yasını
sonra seni bırakıp
kendime gittim
yeni bir kaç beyaz tel saçlarımda
zor durumda kredi kartları
karaciğer bazen isyan eder
kalbim desen her zamankinden beter
gittiğim kendimden
kendim bile kaçıp gider

Share Button

sonra
içimden geçtin sen benim be kadınım
kırk kahkaha arası
bir anlık bir boşlukta
kokun hala burnumda gözyaşların koynumda
güler gibi yaparken aldığım bir nefeste
ölür gibi olurken kırk gül sanki bir deste
sonra içmden geçtin
sen benim be kadınım
kimselere demedim el bilsin istemedim
kırk kahkaha arası aldığım o nefeste
yalnız benim duyduğum güzel hüzünlü beste
söylenip geçmiş gibi
unutulsun istedim

belki çok söylemedim ya ben seni pek hiç sevdim

ankara’nın köşesi
şubat’ın bir gecesi
kuğular şahit olsun
anca bunu söyledim

Share Button

ebced

ve sorna
hiç dinmeyecek bir yağmur gibi
kendi içime yağar
su bastırırdım bütün acılarıma
ve tek zerresini bile bırakmadan tutunduğum toprağın
öyle bir yüklenirdim ki köklerime
tıpası uzaklara fırlamış keyf içinde bir şampanya bile
utanır tıpasından ayrıldığına
ve sonra
bir el kapatır gözlerimi
elsahibinin gözleri yaşlı
bilirim görmeden, duymadan, yaşamadan kimdir
bilirim kimdir;
kimliği meçhul bile olsa
emindim ki delidir

ve sonra
hiç dinmeyecek bir yağmur gibi
kendi içime yağar
boğardım seni or’da

ikibinonikinin aralığıdır bugün
yine senin ebcedin düşer karanlığıma
yılın çokuncu günü aralığın ikinci
tükendi ki fitilim
hasretim aydınlığa

2.Aralık.2012

Share Button

Ebced

dudağının kenarını
dudağımın kenarında gördü kuğu
hiç ses etmedi
sonra çok yüksekten düştü sular
bir gürültü bir gürültü
kuğuların sessizliğini
herkesten sakladı sular
haziranın orta yeri
kugulunun içinde
bulutlara saklandı ay
bizi kimse görmedi

 
14.haziran.2012 – kuğulu park
Share Button

büyük b

içinden geceler geçer kadın
sen gelir göz bebeklerime oturursun
sonra uzanırsınn tenime
elim belinde olur uyursun
adını anarım şarkılar susar
meyanı karıştırır kanun şaşkın şaşkın klarnete bakar
adını anarım gece çok uzar
bir şarkı olursun sözlerin kalbime batar
içinden geceler geçer kadın
hüznün mızrap olup sesimi çalar
adını anarım rüyaya dalıp
sen ne çok güzlesindir uykularım kaçar

ankara’nın bir köşesi
gece mayıs gecesi
bir kaç güne doğar yeğen düşünmez misin beni
benim ellerim mahmur ve gözlerim yoklukta
seni çok sevdim kadın öldürmez misin beni

Share Button

ebced

takvimin obirinde
aylardan nisan iken
ikibinonikide
ebcedini düşürdüm ay altında bu şehre

artık seni benden gayri
kim bilirse bilsin
kim koklarsa koklasın düşümdeki saçları
ışığa aldırmadan kavşağa giren araçmışım gibi
kim çarparsa çarpıp kaçsın umrumda değil
dirseğinin dirseğime değmişliğini alıp gidiyorum
dirseğinsiz diyarlara
ve çürütene kadar diseklerimi
dayayıp içiyorum tahtalara

ebcedini düşürdüm bu şehrin ortasında bahar açmış dallara
sen de riyakar olma
her zaman olmasa da
biraz beni hatırla

Share Button

ebced

hepsi güzel yağmurların
süzülürken saçlarımdan
hele bir de çimen toprak kokarsa hava
yağmasalar bile
burnumda kokuları
‘görmesem bile İstanbul’ gibi
ve sen sevgili
artık hiç yoksun
sanki hiç olmamış gibi
yarını 50 geçe
dünden kalan dizelerin
üzerine diziyorum
şimdi beni
ve bu şehrin sessizliği
çok tehlikeli

Share Button

ebced

ankara’nın bir yerinde
eylül’ün onüçünde
düşecek ebcedim yoktur
çok gidersin gücüme

Share Button

z

Gelecektim aslında bu gece, çok gelesim vardı
ama kalabalıktı etraf
olmadı, bırakmadılar.
Ellerimden tuttular, gözlerimden , saçlarımdan
elleriyle tuttular, gözleriyle, saçlarıyla;
sonra polis vardı, kızgın ve sert
otur dedi, oturdum;
göndermediler.
Gece, bir ara, bir su gibi aktı ellerimden
yağmurun çıplağına vurasım vardı yüzümü,
çıkıp koşasım vardı oraya doğru,
koşup saklanasım vardı saçlarının arkasında
maviye kesen bir sigara dumanıyla;
ama olmadı, bırakmadılar.
Sen beyaz ve kirpikli
ve bir sabah gibi geçmişin kara gecelerinden doğan
el kadar bir aydınlık;
sen orada
yeni öğrendiğim yalnızlığınla.
Ah ! Nasıl gelesim vardı, katılasım, kaybolasım;
ah çok kalabalıktılar, bırakmadılar.

Share Button

ebced

Yine mi üveyik, yine mi puhu
özlemedim seni bu aksam kuğu
yine de gözümde bir parça buğu
Akdeniz’in nemi der gecer giderim

Share Button