Ebced

Boş ver komşu
Esmeyecek bu gece biz rakı içelim
Kedilere süt verelim
Peçeteyi ikiye bölelim
Şarkı söylerken ölelim
Buzu ağzımıza atalım
Karşı pencereye leblebi fırlatalım
Göğe bakıp deniz sesi duyalım
Ucu eksik doğan ayla dalga geçelim
Sonra özür dileyelim
Kendimizden gidelim birbirimize gelelim
Artan ekmekleri yarın güvencinlere verelim
Hepsini yemeyelim o zaman komşu, insaf edelim
Boş ver komşu biz işimize gidelim
Gücümüze gitmesin söylenenler
Biz türkü söyleyelim
Şiir söyleyelim
Karakalem birkaç resim söyleyelim
Bir de rakı söyleyelim
Sessizlikte havlayan köpeğe küfredelim
Ona cevap veren köpeğe küfredelim
Sonra özür dileyelim
Havlarlarsa yine sövelim
Balkondan yandaki sitenin havuzuna işeyelim
İkibinonyedinin oniki temmuzu komşu
Esmeyecek bu gece
Biz rakı içelim

Share Button

Balkan Turu yapacaklara bir kaç lezzet durağı önerisi

Sırbistan – Belgrad – Klorac
 
Balkanların en geleneksel yemeği köfte. Çevabi, çevapi, cebabci gibi isimlerle, köfte yanında soğan ve pide ile servis yapıyorlar genellikle. Yediklerim arasında ( ki köftesever biri olarak 7 günlük seyahatin 11 öğününde köfte yedim 🙂 ) en güzeli buradaydı. Kaşarlı vb. gibi çeşitleri de var.
 
Sırbistan – Belgrad – Milagro
 
Tuna nehri kıyısında çok şık bir et restoranı. Et, makarna vb. çeşitler var. Yan masa bütün domuz söylemişti mesela. Kafasıyla beraber pişirip koca bir tepside masaya getiriyorlar… Garson “Milan” a denk gelirseniz (ya da sorarak onu tercih edebilirsiniz) çok sempatik ve bütün yiyecek ve içecekler konusunda bilgili ve oldukça ilgili bir garson. Çay söylediğinizde bile 5 dakika nasıl içileceğini tarif ediyor.
 
Bosna Hersek yolu üzeri – Laguna
 
Yol üzerinde nehre biraz yukarıdan bakan şirin bir mola yeri. Tandır ve tabi ki köfte öneririm.
 
Bosna Hersek yolu üzerinde – Restauran Mitrovic
 
Yüksek bir dağ geçidinde çok şirin bir mola yeri. Bir şey yemedik ama kahve ya da yöreye özel değişik bir alkollü içecek olan “Rakija” türünü deneyebilirsiniz. Özellikle motorcuların mola yeri gibi duruyordu.
 
Bosna Hersek  – Saraybosna – Mr. Künefe – Osmanlı Çarşısı girişinde
 
Tel kadayıf ve bildiğiniz Türk çayı. İkisi de harikaydı. Hele ki tur boyunca mütemadiyen var olduğunu duyacağınız ( ve içince bu ne yahu diyeceğiniz) Türk çayları içinde en güzeli. ( Ya da biz bulamadık başka güzelini)
 
Hemen yanında en meşhur “Boşnak Börekçisi” var dediler. Ben yemedim yiyenler de memnun kalmadı, değinmiş olayım.
 
Bosna Hersek  – Saraybosna – Birtija
http://4sq.com/13Ux5ji
 
Meydanda çok şirin, minnacık bir bar. Soluklanmak ya da grubu beklemek için ideal.
 
Bosna Hersek  – Mostar – Black Dog Pub
http://4sq.com/170GVDm
 
Suyun kenarında, canlı rock müzik dinleyip bir şeyler yeyip içebileceğiniz bir bar.
 
Makedonya – Ohrid – Чун | Chun
 
Gölün kıyısında, havadar bir restoran. Köfte güzel. Hamburger isterseniz 20-22 santim çapında kalın bir köfte getiriyorlar. Ekmek arasında değil 🙂 Meraklısına : Yeni Rakı var.
 
Makedonya – Üsküp – Destan
 
Köfteci. 🙂 2 dükkan var. orijinal dükkan Osmanlı Çarşısı girişinde (http://4sq.com/dkuW04). Bir de şube açmışlar, o da meydanda Fransa’daki bilmemne takının kopyasını yapmışlar, onun dibinde hemen (http://4sq.com/nmvRUP). Köfte üstüne çay bazen veriyorlar.
Makedonya – Мекиците од Стража
 
Yolüstü dinlenme tesisi tarzında bir yer. Fırın diyebiliriz sanıyorum. Bizim gayet iyi bildiğimiz pişi denen ( mayalı olan / ekmek hamurundan da yapılan) o şeyi yapıyorlar.
 
Her biri 20-25 cm. çapında. Sırf burada bir daha pişi yemek için o taraflara gitme planları yapıyorum ben. Bilginiz olsun 🙂
 
Share Button

ebced

darbukanın dümüne
vurmaya kıyamadım
makedonsuz yarimi
sevmeye doyamadım

ohrid’in kıyısında
dururum yali yali
gördüm de gözlerini
tükenmedi hayali

ağaçların beyazı
vuruyor gözlerime
neden inanmıyorsun
şu yalan sözlerime

ramazan biteyaza
sana dizerim mani
sevdim diyemiyorum
onu sen anla yani

düşün gözüme düştü
o yüzden sulanıyor
kurumuş dudaklarım
koynuna yalanıyor

makedonun elleri
yazdırdı bana bunu
abdalım dergah bildim
benden sanadır her hû

Share Button

Samanyolu altında yazılmıştır

Jüpiter Mars’a değmiş dediler çok şaşırdım. Hiç beklemezdim Jüpiter’den, yörüngesel olarak bile. Bütün zik burçları cük burcuna kıllanmış, gayrisinin enerjisi sapıtmış, tay erkeği doç kadınına ters bakmış, toynak kadını yükseleni doğa olan yayık erkeğine nedensizce sevdalanmış; sırf bu yüzden. Güç vakte kadar yol yapacakmış kahve içenler, hayırlı bir kısmet varmış, az daha bekleyin, kahve içip telvesini yiyenler. Fal kapatılmış tabağı yana eğenler, evde kalmışsınız anacım size iyi dinlenmeler.

Kurşun döktürüp de göz görenler, bildiğimiz, göte gelmiş. Kurşunu penis şekline girenler tez vakitte gerdeğe girmiş. Muska yazdırıp göbeğine üfletenler azmış, üfletirken elletenler safmış, elletirken belletenler çok zevk almış. İsa isimli 140 bebek doğmuş, 23’ü kız, bakire annelerden. Hoca efendi nam deyyus, nedense, bir gecede yitip gitmiş. Kırklara karıştı diyenler de olmuş siktir olup gitti diyenler de. Yüzkırk babanın tenhada kıstırıp üçer ( baba, oğul ve kutsal yuh adına) bıçak darbesiyle hâl ettiğini kimse bilmemiş iti.

Plüton boynu bükük bakmış dünyaya, sensin gezegen olmayan asıl diye bağırmış ama duyulmamış sesi, uzay hali malum. Üç ışık yılı düşmüş, biri samanyoluna, biri aya, biri postaneyi geçinde otopark var ya hani, işte onun karşısındaki bakkalın bisküvi kutusuna.

Remil çıkmamış bir türlü, kupa kızı kapalı olduğu için maça papazı, çok afedersiniz, sik gibi kalmış; karo sekizliyi koyacak bir siyah dokuzlunun altı da açılmadığı için elinde patlamış yedi kağıt kısmet bekleyen kızın. Bakkalın çırağına falan vereyim artık diye düşünmüş evde kalmaktan sıkılmış kız. Çırak olmazsa bakkal alır ben de her gece taze ekmek yerim diye düşünmüş. Yemek fiilini geniş zamanda birinci tekil şahıs birinci tekil şahıs çekerken kıkırdamış haspa, inceden salyası akmış.

Milyon yıldız altında koyun kemiklerini tahta kaseye atıp şaman, keçe takkesini düzeltmiş, götüm dondu diye geçirmiş aklından, tundranın kuzeyinde ayı var uzak durun diye açıklamış ahvali dinleyenlere. Götümüz donuyor diye düşünmüş dinleyenler, tundranın olmayan organına koymakla ilgili tasarımsal hayaller kurmuşlar, tamam şamanım, demişler, kuzeye gitmeyiz. Kuzeyin de namevcut organıyla ilgili cinsel yaklaşımda bulunmuşlar. Eksi kırkbeş derecede cinsellik ancak tasavvurda kalıyormuş zira, soğuk denize giren beyler anlarlar durumu.

Dünyanın içine sıçılmasını hiç umursamayan jüpiter, mars’a bakıp, abim pardon, demiş, inan ki görmedim. Mars ağırdan baş kesmiş, eyvallah, demiş, gözümsün. İkisi de siktir olup kendi yörüngesine gitmiş bakkalın çırağı sabah ikide gusül abdesti alırken.

Bana inanma ama bensiz de kalma sevdiğim; hele ki serin yaz akşamlarında

23.Haziran.2017 / Ohrid – Makedonya
Share Button

ebced

ve sonra
ömür geçer içinden
yağmur yagsa dersin, hüzün yağar
gün dogsa dersin, hüzün doğar
yar gelse dersin, hüzün gelir
ne dersen de
hüzün biter kıyısında.
Ama tutup
hüzün istesen
bi’ bok bitmez.
bu “olma”ların “doğma”ların “bitme”lerin
sana gıcığı vardir zira
sen ne istesen fark etmez…

gecedir
kuğudur
aydır
buluttur
farketmez

mayısın üçü falan
ikibinonüç derler
hüzüne kesmiş gece
çok kadınlar özledim
gece bana meyletmez

 

Share Button

duvarla sohbet 2

yine ötüyor o kuş
saydım , iki saniye arayla
nefes alışında mı bir sorun var
ya da uykusunda mı horluyor bilemedim
yine ötüyor o kuş
bırakıp da yatamıyorum
ya sen duymadan susarsa diye
korkuyorum
3.Mayıs.2011 GOP / Ankara
Share Button

deyiş

Arka masadaki Hemşinli güzel
Tek kaşın mı vardı çift kaşlı misun
Adını demedin, sesin ne güzel
Niye erken gittin yasaklı misun

İki üç türküde sesini duydum
Bir ara kokladım niyaza durdum
Kalktın da oynadın bakmaya korktum
Niye evvel gittin kocali misun

Boynunda dizikti sanki altunlar
Görmedi gözlerim başka hatunlar
Bir an zahir idun bir an yoktunlar
Neçe kaçtın sanki hayali misun

Cihangir eyledi sana bir niyaz
Fikrim’den başkası edemez avaz
Ula güzel gözlü ula safi naz
Niye öldürmedun laz değil misun

Share Button

137. Mezmur

137

Babil ırmakları kıyısında oturup
Siyon’u andıkça ağladık;
Çevredeki kavaklara
Lirlerimizi astık.
Çünkü orada bizi tutsak edenler bizden ezgiler,
Bize zulmedenler bizden şenlik istiyor,
“Siyon ezgilerinden birini okuyun bize!” diyorlardı.
Nasıl okuyabiliriz RAB’bin ezgisini
El toprağında?
Ey Yeruşalim, seni unutursam,
Sağ elim kurusun.
Seni anmaz,
Yeruşalim’i en büyük sevincimden üstün tutmazsam,
Dilim damağıma yapışsın!
Yeruşalim’in düştüğü gün,
“Yıkın onu, yıkın temellerine kadar!”
Diyen Edomlular’ın tavrını anımsa, ya RAB.
Ey sen, yıkılası Babil kızı,
Bize yaptıklarını
Sana ödetecek olana ne mutlu!
Ne mutlu senin yavrularını tutup
Kayalarda parçalayacak insana!

Share Button

Agnotoloji

Bilgisizlik bilimi, bilgisizliğin ne olduğunu araştıran bilim dalıdır. Robert N. Proctor tarafından kavramlaştırılmıştır.

Share Button

Epistemoloji

Epistemoloji, bilginin doğası, kapsamı ve kaynağı ile ilgilenen felsefe dalıdır. Bilgi felsefesi olarak da adlandırılmaktadır.

Terimler değişiktir: episteme, bilgi ve gnosis, bilim ve logos, öğreti kelimelerinden epistemoloji, bilgibilim ve gnoseoloji, bilginin bilgisi terimleri; bilgikuramı (theory of knowledge) anlamında kullanılır, bazen philosophy of knowledge, bilgi felsefesi olur. Bilginin doğasını, kaynaklarını, kökenlerini, değerini araştırır.

Share Button